HATİCE NAYIR'IN KALEMİNDEN AŞKLA

Bir Kalbin Penceresinden

Yıllardır kadının adı olmadığına inandık. Olmadığını da biliyorduk. 

Ama bir adı olsun istedik hep kadınlarımızın. Kadının adı olacaktı elbet bir gün, hep o günü bekledik.

Bizim artık bir adımız var, biliyoruz. Tırnaklarımızla kazıya kazıya, hayatın gözünü oya oya ad bulduk kendimize. Okuduk, çalıştık, çabaladık, sonunda kadın(adam değil) olduk. 

Adımız var, bir mesleğimiz var, kendi ayaklarımız üzerinde durabiliyoruz artık.

Ama nasıl geldik buraya?

Hangi dağları aştık, hangi uçurumlara düştük, hangi sularda boğulduk, haberiniz var mı?

Dışarıdan baktığınızda çok güçlüyüz, değil mi? 

Yıkılmaz, fethedilmez bir kale gibi duruyoruz herbirimiz.

Bir bilseniz oysa…

Bir bilseniz ruhumuzdaki delikleri.

Bir bilseniz yüreğimizdeki kırıkları.

Görebilseniz içimizdeki boşlukları.

Dört dörtlük sanıyorsunuz değil mi bizleri?

Oysa dokunsanız devrileceğiz belki de.

Belki sussanız ağlayacağız. Konuşsanız yitireceğiz adımızı.

Öyle yaralı ki bedenlerimiz.

Ruhumuz, yüreklerimiz bu kadar kalabalığın içinde o kadar yalnız ki…

Biz adımıza ulaşmak için çabalarken o kadar yaralandık ki.

Arada kalan kuşağın kadınlarıyız biz. Ne annelerimiz kadar savunmasız kaldık, ne çocuklarımız kadar özgür.!Ne yarandık erkeklerimize, ne yamandık.

Biz annelerimiz kadar kadın kalmak, kızlarımız kadar birey olmak istedik.

Ve hep arada kaldık. 

Ne kadın olabildik, ne birey.

Ne anamıza babamıza, ne kocamıza yaranabildik. 

Ne çocuklarımıza tam anlamıyla annelik yapabildik, ne kocalarımıza kadınlık? 

O yüzden her geçen yıl yaralarımıza yaralar ekledik.

Şimdi kendi ayaklarımız üzerinde duruyoruz artık.

Ama çocuklarımıza hem annelik, hem babalık yapıyoruz.

Evimizin hem erkeği, hem kadınıyız.

Sabahtan akşama kadar işyerinde patronlarımıza yaranmaya çalışıp, akşam eve dönerken alışveriş torbalarıyla boğuşuyoruz.

Hayat üstümüze üstümüze geldikçe biz direniyor, ayakta kalmaya çalışıyoruz.

Ve sonunda pes edecek duruma getiriyor bizi hayat.

Evet, artık bir adımız, bir hayatımız, bir mesleğimiz var. 

Ama sadece tek başına dimdik ayakta durmayı becerebiliyoruz. 

Her şeye rağmen.

Ne sevgili, ne anne, ne eş olamıyoruz artık.

Adımızla yaşıyor, adımızla ölümü bekliyoruz.

Tek başına, sabırla ve bazen de gözyaşlarıyla.

Son sözüm bir şiirim olsun:

KADIN HAYATTIR

“Kadın” diyorum

Bir anda çekip gidiveriyor her şey

Bir köşeden korku kaldırıyor başını

Diğer köşeden şiddet

Sadece “kadın” demiştim

Hayret!..

“Kadın” diyorum

Hayat çöküveriyor omuzlarıma

Sonra işler çörekleniyor yanıbaşıma

Çocuklar uzatıyor ellerini

“Kadın” demiştim sadece oysa

Gayret!..

“Kadın” diyorum

Siren sesleri geliyor uzaklardan

Kanlar içinde yatıyor bir ceset

Başında ağlayan bir velet

“Kadın” demiştim yalnızca

Cinnet!…

“Kadın” diyorum

Karşımda gelinliğiyle bir siluet 

Babası yaşında biri yatakta

Paramparça olmuş bir hayat

“Kadın” demiştim oysa

Nefret!..

“Kadın” diyorum 

Birden gülümsüyor dünya

Şaha kalkıyor güzellikler

Direnişe geçiyor aşk

“Kadın” diyorum işte

Cennet!..

#haticenayır 

Bugün de bunlar düştü yüreğimden klavyemin tuşlarına.

Sevgiyle, dostlukla, aşkla…

Posted in

Yorum bırakın