Bir AŞK nasıl doğar?
Ne zaman doğar?
Niçin doğar?
Aşk doğmadan önce yaşanan sancılar var mıdır doğum sancısına benzeyen?
Ya da pat diye sezaryenle doğan bir şey midir AŞK?
Aşkın ebeveyni var mıdır?
Yoktan var olan, vardan yok olan bir duygu mudur yoksa?
Aşk neye benzer?
Kanatları var mıdır sizce?
Yoksa bir meleğin kanatları altına mı saklanmıştır?
Aşk ne renktir?
Kaç renkten oluşur?
Gökkuşağına mı benzer?
Aşk, rengarenk midir?
Aşkın cinsiyeti var mıdır?
Aşk bu kadar karmaşık, anlaşılmaz bir duyguysa kadın mıdır acaba?
Hâlâ ne olduğuna karar veremediğimiz bir duygu.
Onunla da olmuyor, onsuz da.
Hayatımıza girse bir türlü, girmese başka türlü.
Varlığı mı daha iyi, yokluğu mu?
Anlayamadığımız, anlatamadığımız, anlaşamadığımız tek konu nerdeyse.
EY AŞK!..
Hakkında şiirler, şarkılar yazılan…
Hemen aklıma gelen bir sürü şarkı var şu anda isminde “AŞK” sözcüğünün geçtiği…
AŞK denilen ateşe yanalım mı?
AŞK nedir, nasıldır, bilen var mı?
AŞKın kanununu yazsam yeniden
AŞKın aldı benden beni
AŞKa gönül vermem, AŞKa inanmam
Ah, AŞK
AŞKım baksana bana
AŞK ölmez, biz ölürüz
Adı AŞK olsun
AŞK kaç beden giyer
AŞK gibi, sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın
Bana bir AŞK masalından şarkılar söyle
Gizli AŞK bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye
Gezdiğim dikenli AŞK yollarında
Seni uzaktan sevmek AŞKların en güzeli
Güle sorma, o bilmez; AŞKı, sevdayı, neşeyi
Silemezler gönlümden ne AŞKını, ne seni
AŞKın bahardı, ümitler vardı
AŞKın bana değdi değeli
AŞKın o sihirli elini hisseder gibiyim
AŞKa gönül vermem, AŞKa inanmam
Şu yalan dünyayı AŞKsız geçirme
AŞK bu değil, yapma güzel
Gözlerin bir AŞK bilmecesi sorar gibi
Ve daha aklıma gelmeyen niceleri…
Aşk bu kadar şarkılara, şiirlere konu olan bir şey ve hâlâ tam olarak ne olduğunu, nasıl olduğunu, neden olduğunu anlayabilen yok.
Olacağını da sanmıyorum.
Ve olmasın da bence.
Böyle gizemli, sır dolu, çözülemez, ulaşılamaz kalması çok daha güzel.
Çünkü böyle kaldığı sürece AŞK hep var olacak, hiç bitmeyecek.
Aşkı anlamak için kırk fırın AŞK yemek gerek belki de.
AŞK İŞTE
Hayat işte
Kiminin ömrü baş ağrısı
Kiminin ömrü saltanat
Her şeye rağmen
Ölüme inat
Yaşamak
Sendin oysa
Gönlüme düşen cemre
Gelmeyen yarınlar
Gizlenen umutlar
Şimdi sadece yaşamak
Şimdi hayat sadece sana bakmak
İçimde bitimsiz bir umut
Coşkuya acıkmış olmak
Ya kelebekler özgür
Ya da aşk
Şimdi tek tutkum
Seninle kalmak
Bir kuşlar, bir de kalbim sevgili
Hiç söz dinlemiyorlar
Hepsi pır pır uçuyorlar
Sana bakınca
Hayat göz kırpıyor bana
Yeniden başlıyoruz
Kaldığımız yerden aşka
Ve bahara…
#haticenayır
Bugün de bunlar düştü yüreğimden klavyemin tuşlarına…
Hayatınızdan, yüreğinizden, yaşamınızdan, dünyanızdan AŞK hiç eksik olmasın, olur mu?
Sevgiyle, dostlukla, AŞK’la.
(*) Bestekârı Avni Anıl’ı ve söz yazarı İlham Behlül Pektaş’ı sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum. Işıklar içinde olsunlar.

Yorum bırakın