HATİCE NAYIR'IN KALEMİNDEN AŞKLA

Bir Kalbin Penceresinden

AŞK NEDİR, NASILDIR, BİLEN VAR MI? (*)

Bir AŞK nasıl doğar?

Ne zaman doğar?

Niçin doğar?

Aşk doğmadan önce yaşanan sancılar var mıdır doğum sancısına benzeyen?

Ya da pat diye sezaryenle doğan bir şey midir AŞK?

Aşkın ebeveyni var mıdır?

Yoktan var olan, vardan yok olan bir duygu mudur yoksa?

Aşk neye benzer?

Kanatları var mıdır sizce?

Yoksa bir meleğin kanatları altına mı saklanmıştır?

Aşk ne renktir?

Kaç renkten oluşur?

Gökkuşağına mı benzer?

Aşk, rengarenk midir?

Aşkın cinsiyeti var mıdır?

Aşk bu kadar karmaşık, anlaşılmaz bir duyguysa kadın mıdır acaba?

Hâlâ ne olduğuna karar veremediğimiz bir duygu.

Onunla da olmuyor, onsuz da.

Hayatımıza girse bir türlü, girmese başka türlü.

Varlığı mı daha iyi, yokluğu mu?

Anlayamadığımız, anlatamadığımız, anlaşamadığımız tek konu nerdeyse.

EY AŞK!..

Hakkında şiirler, şarkılar yazılan…

Hemen aklıma gelen bir sürü şarkı var şu anda isminde “AŞK” sözcüğünün geçtiği…

AŞK denilen ateşe yanalım mı?

AŞK nedir, nasıldır, bilen var mı?

AŞKın kanununu yazsam yeniden

AŞKın aldı benden beni

AŞKa gönül vermem, AŞKa inanmam

Ah, AŞK

AŞKım baksana bana

AŞK ölmez, biz ölürüz

Adı AŞK olsun

AŞK kaç beden giyer

AŞK gibi, sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın

Bana bir AŞK masalından şarkılar söyle

Gizli AŞK bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye

Gezdiğim dikenli AŞK yollarında

Seni uzaktan sevmek AŞKların en güzeli

Güle sorma, o bilmez; AŞKı, sevdayı, neşeyi

Silemezler gönlümden ne AŞKını, ne seni

AŞKın bahardı, ümitler vardı

AŞKın bana değdi değeli

AŞKın o sihirli elini hisseder gibiyim

AŞKa gönül vermem, AŞKa inanmam

Şu yalan dünyayı AŞKsız geçirme

AŞK bu değil, yapma güzel

Gözlerin bir AŞK bilmecesi sorar gibi

Ve daha aklıma gelmeyen niceleri…

Aşk bu kadar şarkılara, şiirlere konu olan bir şey ve hâlâ tam olarak ne olduğunu, nasıl olduğunu, neden olduğunu anlayabilen yok.

Olacağını da sanmıyorum.

Ve olmasın da bence.

Böyle gizemli, sır dolu, çözülemez, ulaşılamaz kalması çok daha güzel.

Çünkü böyle kaldığı sürece AŞK hep var olacak, hiç bitmeyecek.

Aşkı anlamak için kırk fırın AŞK yemek gerek belki de.

AŞK İŞTE

Hayat işte

Kiminin ömrü baş ağrısı

Kiminin ömrü saltanat

Her şeye rağmen

Ölüme inat

Yaşamak

Sendin oysa

Gönlüme düşen cemre

Gelmeyen yarınlar

Gizlenen umutlar

Şimdi sadece yaşamak

Şimdi hayat sadece sana bakmak

İçimde bitimsiz bir umut

Coşkuya acıkmış olmak

Ya kelebekler özgür

Ya da aşk

Şimdi tek tutkum

Seninle kalmak

Bir kuşlar, bir de kalbim sevgili

Hiç söz dinlemiyorlar

Hepsi pır pır uçuyorlar

Sana bakınca

Hayat göz kırpıyor bana

Yeniden başlıyoruz

Kaldığımız yerden aşka

Ve bahara…

#haticenayır

Bugün de bunlar düştü yüreğimden klavyemin tuşlarına…

Hayatınızdan, yüreğinizden, yaşamınızdan, dünyanızdan AŞK hiç eksik olmasın, olur mu?

Sevgiyle, dostlukla, AŞK’la.

(*) Bestekârı Avni Anıl’ı ve söz yazarı İlham Behlül Pektaş’ı sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum. Işıklar içinde olsunlar.

Posted in

Yorum bırakın