Herkesin mutluluk tarifi başkadır bence.
Benim için mutluluk dünyayı gezip görmek ve bunu yapabileceğim kadar da para.
Bir de bunun için sağlık elbette.
Mutlu olmak için sizce ne gerekir?
Aşk mı sonsuza kadar sürecek? (Ki bence böyle bir aşk yok.)
Sayamayacağınız kadar çok para mı?
Sonsuz sağlık mı?
Bunlardan biri bile yeter aslında.
Ben aşk’a inanmıyorum artık.
Herkes menfaat ve seks peşinde zamanımızda.
Emekli maaşın ne kadar?
Evin var mı?
Araban var mı?
Para gelir de gider de.
“İnsanın elinin kiri.” demiş atalarımız.
Var ki bir pislik, öyle demişler.
Sağlık da sonsuza kadar sürmüyor.
Ölümsüz değiliz. (Ki olmak da istemem.)
Bir gün hepimiz öleceğiz ne kadar sağlıklı olsak, kendimize baksak da.
Öyleyse mutluluk nedir?
Mutluluk elle tutulmayan bazı şeyleri kendiniz için yaratmanızdır bence.
Sürekli mutluluk var mıdır?
Ben mutluluğun güzellikleri anlık yakalamak olduğunu düşünüyorum.
Bence sürekli mutluluk yoktur.
Ne olursanız olun, neyiniz olursa olsun.
Anlık güzellikler dedim de bu da herkes için başkadır elbette.
Benim için neler midir?
Mesela canım kankam Özlem’imle gün batımı seyrederken bir fincan kahveyi yudumlamaktır.
Vapurla karşıya geçerken martılara simit atıp onların simidi yakalamaya çabalamalarını seyretmektir.
Bir sokak kedisine mama vermek, onun bacağına sürtündüğünü görmektir.
Bir tencere yaprak sarması yapıp çocuklarım Cemre ve Ömer ile keyifle yemektir.
Kankalarım Aysun, Zafer ve Sevil ile bir kafede takılıp bir şeyler içmek, belki de okey oynamaktır.
Canım Aysel annemi telefonla arayıp onun sesimi duyunca keyiflenen sesini duymaktır.
İstanbul Erzurumlular Vakfı Türk Sanat Müziği Korosu’nda korocanlarım ve canım Mehsem Özşimşir hocamla birlikte her Perşembe meşk etmektir.
Koro çalışmamızın olduğu İstanbul Erzurumlular Vakfı Lokalinden İstanbul’u ve gün batımını seyretmektir.
Cumba Edebiyat Kampına katılmak, orada Deniz Ayfer Tüzün ve Esra Odman İyier hocalarımızla öykü denemeleri yapmak, onları hep birlikte okuyup eleştirmek, katılımcı dostlarla da bir arada olmaktır.
Şiir yazmaktır.
Rize Fındıklı’ya gidip can dostlarım Memnune ve Yıldız’ı görmektir.
Yıllanmış kankalarım Oya ve Naciye ile birlikte olmaktır.
Bunlara daha bir sürü şey ekleyebilirim.
Sizin için mutluluk nedir?
Bir düşünün bakalım, nelerden keyif alırsınız?
Ne gülümsetir sizi?
Neyi yaparken içiniz huzur, keyif ve mutluluk dolar?
Öyleyse onları yapmaya ve çoğaltmaya devam diyorum.
Mutluluk, sizi mutlu eden anları bulmaktır.
Mutluluk her şeye rağmen yaşamak ve umudunu asla kaybetmemektir.
Herkes kendi mutluluğunu kendi yaratmalıdır.
Kendine zaman ayırmak.
Kendini sevmek.
Bunlar parayla olan şeyler değil.
Paran yoksa kahveni termosa koyar, yanına iki fincan alırsın.
Sahil yoksa bir su kenarı, ağaç altı bulursun.
Dostun yoksa en yakın dostunu, kendini alırsın yanına.
Önemli olan ne, biliyor musunuz?
Hayatı sevmek.
Ben hayatı hep sevdim.
Kendimi de elbette.
Hayatı ve kendinizi hep sevin.
Hayattan da kendinizden de asla vazgeçmeyin.
Her şartta, her şeye rağmen.
Hayatı severseniz o da sizi seviyor ve sizden asla vazgeçmiyor.
Bakın ben hayattan ve kendimden hiç vazgeçmedim.
Her şeye rağmen.
Kanser oldum 2006 yılında.
Ağırladım ve uğurladım bu davetsiz misafiri.
2023 Mart’ta beynime pıhtı attı.
Sol tarafıma felç indi.
On beş dakika sonra yürüyerek gittim gelen ambulansa.
Dört gün yattım hastanede.
“Felç inmiş, geri gitmiş.” dedi doktor.
Söylemesi kolay demeyin.
Mükemmel şartlarım yok benim de.
Allahtan evim var da kira ödemiyorum.
Bir de alt baremden bir emekli maaşım var.
Geçinmeye çalışıyorum işte.
Çocuklarım da destek veriyorlar gerektiğinde elbette.
Ama sizi mutlu edecek birçok şey parayla satılmıyor.
Bunları keşfetmeniz önemli.
Keşfedin, yapın ve mutlu edin kendinizi.
Birazcık daha çok param olsun, elbette isterdim.
Ama olanla mutsuz da edebilirsiniz kendinizi, mutlu da.
En azından mutlu olmayı mı deneseniz acaba?
Bir düşünün bakalım.
Olduğunuz şartlarda nasıl mutlu edersiniz kendinizi?
Mutsuz hissettiğiniz yerde durmayın.
Bitirmek istediğiniz ilişkiyi bitirin.
Kimseye mecbur değilsiniz, unutmayın.
Mutluluk sizin için nedir?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Bu pazar da bunlar düştü yüreğimden klavyemin tuşlarına.
Sevgiyle, huzurla ve ille de aşkla…



Yorum bırakın