HATİCE NAYIR'IN KALEMİNDEN AŞKLA

Bir Kalbin Penceresinden

BİR TIKLA, HER ŞEYİN GİTSİN

Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz artık…
İnsanlar bir tıkla bir saniyede arkadaş, bir günde dost, bir haftada sevgili, bir ayda da düşman oluveriyor birbirine…
Eeee, sanal dünya işte. Olsun artık o kadar, değil mi?
Oysa eskiden öyle miydi?
Arkadaş olmak, dost bulmak bu kadar kolay, bu kadar ucuz değildi eskiden.
Dostlukların değeri vardı.
İki tatlı söz eden, güzel bir yorum yapan, bir gülücük koyanla dost olunmuyordu eskiden.
Çok şey gerekiyordu arkadaş, dost, sevgili olabilmek için…
Tuhaf bir dünyadayız dedim ya…

Ne demek istediğimi anlatayım biraz.
Sosyal paylaşım sitelerinden haberdar olmayan yoktur artık bence.
En gencimizden en yaşlısına zamanımızın epey önemli bir kısmını buralarda dolaşarak geçiriyoruz.
Bu arada Esra Erol vb. televizyon programlarında sosyal medyadan sevgili yapıp evini, eşini terk edenler de az değil.
Ben bunu pek onaylamıyorum.
Bekar olanlara diyecek bir şeyim yok.
Ama evli olup da burada sevgili peşinde dolaşanları erkek kadın fark etmeden onaylamıyor ve kınıyorum.
İnsan evliliğinde mutlu olmayıp arayış içinde de olabilir.
Ama ne şiş yansın ne kebap diyerek iki tarafı da idare etmeye çalışmak hiç hoş değil bence.
Önce kendine, sonra eşine, sonra sevgili adayına saygısızlık.
Kendine saygısını kaybeden insan da bir zahmet olmasın bence.

Mutsuzsundur, anlarım.
Eşine sevgin bitmiştir, anlarım.
Gidememek, boşanamamak nedir, işte bunu anlayamıyorum.
Boşan önce ve sonra sözüm meclisten içeri, ne bok yersen ye yani…
Boşanacak gücü olmayanı da anlamam mümkün değil.
Zorunluluklar, çocuklar vb. bahanelerin arkasına da sığınmayın lütfen.
Çocuklarınız da evli ve mutsuz bir anne babayla büyümeyi değil, boşanmış ve mutlu bir anne babayla büyümeyi emin olun ki tercih edeceklerdir.
Velev ki boşandıktan sonra onların sizin de çocuklarınız olduğunu unutmayıp her safhada annelerine destek olmaya devam ederseniz elbette.
Boşanınca çocuklarınızdan da boşanmıyorsunuz, lütfen bunu unutmayın.
Anneleri çocuklarını babasının evinden çeyiz olarak getirmedi.
Beceremeyecekseniz…
O zaman ayağınızı kıracak ve oturacaksınız oturduğunuz yerde.
Hiçbir şey de aramayacaksınız boşanacak cesaretiniz yoksa.

O kadar çok ağzımın açık kaldığı olaylar duyuyorum ki.
Kadınlar gidiyor, adam salya sümük gelip karısını arıyor bu programlarda.
Kadını buluyorlar. İşte genellikle TikTok denen sosyal mecradan biriyle tanışmış ve ona kaçmış oluyor. Arkasında üç dört çocuk bırakarak bir de. Sonra medyatik olan kaçtığı adam da (ki bazen adam da evli olabiliyor.) baskılara ve rezalete dayanamayarak vazgeçiyor bu ilişkiden. Kadın ortada mı kalıyor? Elbette ki hayır. Kocası “Karımdır, çocuklarımın anasıdır.” diyerek affediyor kadını gözyaşları içinde.
Allah belasını versin bu tür yozlaşmış ilişkilerin.
Biz mi bozulduk, yoksa eskiden beri mi böyle bozuktuk?
Sosyal medyaya suç bulmuyorum.
Sosyal medya burada sütü bozuk insanın önünü açıyor zaten.
Yapmak isteyen her şartta bir yolunu bulur ve yapar bence.
Zaman mı onursuz, yoksa ben mi biraz eski kafalı kaldım, bilmiyorum.

Hiç tanımadığınız bir insanla arkadaş olmak da çok kolay bu sitelerde.
Normalde ben artık sanalda gerçek hayatta tanımadığım kişilerin arkadaşlık tekliflerini epeyce kaliteli ortak arkadaşımız yoksa kabul etmiyorum. İlk başlarda ediyordum. Ama artık etmiyorum. Ve sanırım doğrusu da bu…
Çünkü sanal ortamda insan kendini nasıl, ne kadar tanıtmak istiyorsa o kadar tanıtıyor. İpuçlarını yakalamak size kalıyor. Ne kadarını yakalayabilirseniz artık…
Oysa gerçek dünyada bir söz, bir bakış, bir davranış o kadar çok şey anlatıyor ki yerine göre…
Anlayana tabii o da…
Ben çok kolay arkadaşlık kuran bir insanım.
Bu sanal alem için de böyle oldu genelde. Yanıldığım da oldu tabii. Ama genelde yanılmadım. Çünkü insan yazarken ne kadar saklamak istese de belli eder kendisini. Yazarken özenli olan insan hayatta da öyledir genellikle. Bence bir insan Türkçemizi yazarken katletmiyorsa o insanın gerçek hayatta da size zararı dokunmayacaktır. İstisnalar yok mu,var elbette ve kaideyi bozmaz, bunu da unutmayın sakın.
Tabii ki sanal alemde bulduğum o kadar güzel dostlarım oldu ki. Ve onlar iyi ki varlar. İnsan aşk arıyorsa onu da bulabiliyor aslında. Ama bunda da çok dikkatli olmak lazım. Karşınızdakinin ne aradığından emin olun. Kişiler aşk, sevda, yanıyorum, ölüyorum ayağına yanaşıp sizi kandırabiliyorlar. Bazılarının tek istediği ya para, ya da sanal veya gerçek seks. Bunu ayırt edebilmek de çok çok önemli. Yoksa üzülen siz olursunuz ve kullanıldığınızla kalırsınız. Ben de onu kullanıyorum diyenleriniz beni kale almasın lütfen. Bir “tık”la hayatınızın aşkını bulabileceğiniz gibi bir tıkla her şeyinizi de kaybedebilirsiniz. Demedi demeyin.
Unutmayın, damdan düşenin halinden damdan düşen anlıyor. Damda oturan değil.

Bugün de bunlar düştü yüreğimden klavyeme.
Güzel arkadaşlıklara, dostluklara, doğru insanlara, kaliteli, onurlu aşklara diyelim.
Yorumlarınızı bekliyorum.
Sevgiyle ve aşkla…

Posted in

Yorum bırakın