HATİCE NAYIR'IN KALEMİNDEN AŞKLA
Bir Kalbin Penceresinden
recent posts
about
Kategori: Uncategorized
-

Hani içinden şiirler akardı yüreğimin. Hani bir nehirdim üzerinde sözcüklerin çağladığı. Hani aşktım ben. Hani sonsuza kadar sürecekti. Hani öldükten sonra bile hep yüreğinde olacaktım. Hep böyle söylenir, değil mi? Hep “sonsuza kadar” denir. İyi günde, kötü günde, ölüm bizi ayırıncaya kadar. Ama ölüm değildir asla. Ayıran her zaman genellikle yeni biri, yeni bir heyecandır.…
-

Aşk için ne gerekir insana? Olmazsa olmazlarımız nelerdir? Güzellik mi, para mı, aynı şehirde olmak mı? Bence hiçbiri değil. Güzellik kavramı kişiden kişiye değişir. Birini çok çirkin bulursunuz, hiç tipiniz değildir belki. Ama ağzını açtığı anda dünyanın en yakışıklı erkeği veya dünyanın en güzel kadını olabilir. Bence insan bir bütündür. Görmeli, konuşmalı, hissetmelisiniz onu. Aranızda…
-

Bir AŞK nasıl doğar? Ne zaman doğar? Niçin doğar? Aşk doğmadan önce yaşanan sancılar var mıdır doğum sancısına benzeyen? Ya da pat diye sezaryenle doğan bir şey midir AŞK? Aşkın ebeveyni var mıdır? Yoktan var olan, vardan yok olan bir duygu mudur yoksa? Aşk neye benzer? Kanatları var mıdır sizce? Yoksa bir meleğin kanatları altına…
-
Yıllardır kadının adı olmadığına inandık. Olmadığını da biliyorduk. Ama bir adı olsun istedik hep kadınlarımızın. Kadının adı olacaktı elbet bir gün, hep o günü bekledik. Bizim artık bir adımız var, biliyoruz. Tırnaklarımızla kazıya kazıya, hayatın gözünü oya oya ad bulduk kendimize. Okuduk, çalıştık, çabaladık, sonunda kadın(adam değil) olduk. Adımız var, bir mesleğimiz var, kendi ayaklarımız…
-
Zamanımızda evlerimize sığdıramadığımız anne babalarımız, yük değiller, farkına varalım.
-

“Neden bana yaşamasını öğretmediler?” Demiş değerli yazar Oğuz Atay “Tutunamayanlar” isimli romanında. Bana da yaşamayı öğreten olmadı. Kimseden de öğretmesini beklemedim zaten. Öğretecek olanlara da öğreten olmamıştı ki. İnsan bilmediği şeyi öğretebilir mi? Ya da hayat öğretilecek bir şey midir? Belki de annelerimiz, babalarımız ve daha da büyüklerimiz yaşamayı öğrenemeden gittiler. Böyle giden o kadar çok insan var ki benim tanıdığım. Sizler de…
-
Aşkın yaşı kaç?. Sosyal medya paylaşımlarına bazen tuhaf yorumlar gelebiliyor.Ben bildim bileli aşk şiirleri yazıyorum. Geçen biri aşkla ilgili bir paylaşımıma yorum yaptı: “Kaç yaşında kadınsın? Aşktan umudunu kesmemişsin. Akıllanmadın mı hâlâ?” gibi bir şeydi anımsadığım kadarıyla.Tuhaf geldi bana.Aşkın yaşı mı olur?İnsan kaç yaşında aşktan umudunu kesmeli?Kaç yaşından sonra aşık olmak yasak?“Aşkın ömrü üç yıldır” furyası vardı bir zamanlar.Bu vartayı…
-
Çok uzun yıllar evli kalanlara imrenmiyorum.Ben beceremedim. Becermek de istemedim zaten.Dokuz ve on üç yıllık iki başarısız girişimim oldu. Aslında benim tarafımdan bakarsanız ikisi de çok başarılıydı. Aman diyeyim, eşlerimin tarafından sakın bakmayın. Kırk, elli, altmış yıldır evli olmak nedir ya? Yıllanmış eşler tragedyası bu. Benim aklım almıyor duyduğum zaman. Sıkılırım ben. Kırk yıl, on dört bin…
-

“Baba, seni çok seviyorum. Lütfen beni boşama.” Duyduğumuz annesi babası ayrılan küçük bir kızın çığlığıydı. Nedense böyle bir izlenim edindim çevremde. Evlilikler bitebilir elbette. Eşler anlaşamayabilir, geçinemez ve boşanabilirler. Ama nedense boşanmalarda babalar çocuklarını da boşuyorlar. Evlatlarını görmek için çaba harcamıyorlar. Nafaka vermemek için binbir takla atıyorlar. Sanki boşanınca evlatlarından da boşanıyorlar. Anlayamadığım şey şu:…
-

Beni gerçek hayattan tanıyanlar bilir. Kendimi övmek gibi bir huyum yoktur. Ama asla alçakgönüllülük yapmam ve doğruları söylemekten de hiç çekinmem. Eğer yürekse önemli olan güzel bir insanım. Bunu bilenler bilir. Hani standartlara bakınca kilom var, ama yaşıma göre de fena sayılmam. Zekama da şapka çıkartabiliriz. Duygular dersen şelale. Esprili ve eğlenceli biri olduğumu söyler…